ABD ordusunun uzun bir süredir Karayip Denizi çevresinde yaptığı yığınak, geçtiğimiz saatlerde Venezuela’ya yönelik askeri bir harekata dönüştü. ABD ordusunun hava saldırılarıyla birlikte özel kuvvetlere bağlı güçleri kullandığı operasyon, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun eşiyle birlikte yakalanması ve ülke dışına çıkarılmasıyla sonuçlandı.
Dünyanın gözü son günlerde Venezuela’ya çevrildi. ABD ordusunun Venezuela’ya yönelik düzenlediği operasyonun ardından açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını duyurdu. Trump, operasyonun ABD kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde gerçekleştirildiğini belirterek, “Muhteşem bir operasyondu” ifadelerini kullandı. ABD basınına göre Maduro ve eşi, Delta Force tarafından etkisiz hale getirildi.
Bu gelişmeyle birlikte, Venezuela’yı yıllardır yöneten ve ülkenin kaderinde belirleyici rol oynayan Nicolas Maduro’nun siyasi yolculuğu yeniden gündeme geldi.
1962 yılında Caracas’ta işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Nicolas Maduro, gençlik yıllarını yoksul mahallelerde geçirdi. 1990’lı yıllarda otobüs şoförlüğü yapan Maduro, bu dönemde sendikal faaliyetlere katılarak siyasete adım attı. Aynı yıllarda Hugo Chavez ile tanışan Maduro, Chavez’in 1992’deki başarısız darbe girişiminin ardından en sadık destekçilerinden biri oldu.
Chavez’in serbest kalmasının ardından siyasi hareketin içinde hızla yükselen Maduro, 1998’de parlamentoya girdi, ardından Meclis Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlendi. Chavez’in en güvendiği isimlerden biri haline gelen Maduro, 2013’te Chavez’in ölümünün ardından yapılan seçimleri kazanarak Venezuela Devlet Başkanı oldu.
Maduro’nun iktidarı boyunca Venezuela, tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Petrol fiyatlarının düşmesi, üretim eksikliği ve yapısal sorunlar hiperenflasyona ve ciddi gıda kıtlığına yol açtı. ABD ve Avrupa Birliği’nin uyguladığı yaptırımlar ise krizi daha da derinleştirdi.
2014 ve 2017’deki kitlesel protestolar sert şekilde bastırılırken, 2019’da muhalefetin Juan Guaido’yu geçici devlet başkanı ilan etmesi ülkeyi büyük bir siyasi krizin içine sürükledi. Ordu ve yüksek yargının Maduro’dan yana tavır almasıyla muhalefetin hamlesi başarısız oldu.
ABD, Maduro’yu uzun süredir uyuşturucu kaçakçılığı ve yasa dışı faaliyetlerle suçluyordu. Washington yönetimi, Maduro’nun yakalanmasına yol açacak bilgiler için 50 milyon dolarlık ödül koymuştu. Karayipler’de artan ABD askeri varlığı, son operasyonun da habercisi oldu.
ABD’nin düzenlediği operasyonla Maduro’nun yakalandığı iddiası, ülkede yeni bir dönemin kapısını araladı. Venezuela’da güvenlik durumu ve siyasi gelecek belirsizliğini korurken, Maduro’nun bundan sonraki akıbetinin ne olacağı henüz netlik kazanmış değil. Yaşananlar, sadece Venezuela’nın değil, Latin Amerika’nın siyasi dengelerini de derinden etkileyecek gelişmeler olarak değerlendiriliyor.