Bir Şarkıya Sığan Ömür: Ayaz Çavuşoğlu’nun Huzura Çıkan Yolculuğu

Bir Şarkıya Sığan Ömür: Ayaz Çavuşoğlu’nun Huzura Çıkan Yolculuğu
A+
A-

Bazı insanlar hayata bir adım geriden başlar. Alkıştan önce sessizliği, sahneden önce yokluğu tanır. Ayaz Çavuşoğlu’nun hikâyesi tam da böyle başladı… Kırılgan, zor ama bir o kadar gerçek.

10 Haziran 1985’te Isparta’da dünyaya gelen Ayaz Çavuşoğlu, ailesinin Denizli’ye taşınmasıyla çocukluğunu başka bir şehirde büyüttü. Henüz ilkokul sıralarındayken içinde bir ses vardı. Annesinin aldığı küçük bir org, o sesi dünyaya açan ilk kapı oldu. O gün müzik, onun için bir hayal değil; sığınacak bir liman, anlatacak bir dil haline geldi.

1999 yılında Antalya’ya taşındığında daha bir çocuktu ama hayat ona erken sorular sormaya başlamıştı. Erkek kuaförlüğü yaptı, ekmeğini kazandı. Ama kalbi hep başka bir yerdeydi. Annesi, oğlunun içindeki müziği herkesten önce gördü. Haberi olmadan bir düğün salonuyla konuştu ve Ayaz’ı sahneye çıkardı. Henüz 14 yaşındaydı. Işıklar yandı, mikrofon elindeydi ve hayatı o an değişti.

Yıllar boyunca düğün salonlarında kendi çaldı, kendi söyledi. Alkışla yalnızlık, sevinçle yorgunluk aynı sahnede buluştu. Askerliğini Ankara Güvercinlik Ordu Evi’nde müzisyen olarak yaptı. Askerden sonra duyduğu bir cümle, kaderinin yönünü çizdi:
“Artık sanatçı sensin.”

2012’de İstanbul’a geldiğinde cebinde hayallerinden başka bir şey yoktu. 2013’te ilk albümünü yaptı, televizyonlara çıktı, Selami Şahin’in yönlendirmesiyle şan eğitimi aldı. Ama bu şehir kolay teslim olmazdı. Albüm beklenen karşılığı bulmadı. Menajeri gitti, destekçiler sustu. Ayaz bir kez daha yalnız kaldı.

İstanbul ona 10 yılını verdi… Ve karşılığında açlık, sokaklar, sabaha kadar süren sessizlikler bıraktı. Ama o, müziği hiç terk etmedi. Çünkü müzik, onun hayatta kalma biçimiydi. Ailesi, bu karanlık yıllarda tek ışığı oldu. Her düştüğünde, oradaydılar.

11 yıl sonra hayat, Ayaz Çavuşoğlu’na en büyük şarkısını getirdi: Sevgi.
Eşi, onun hayatına sadece aşk değil, yeniden başlama cesareti kattı. Maddi ve manevi desteğiyle onu karanlıktan çıkardı, yorgun ruhuna ev oldu.

Birbirlerine “evet” dedikten sadece bir ay sonra, kalbinden dökülen o şarkıyı yazdı: Huzurum.
Bu şarkı ilk kez kendi düğünlerinde çalındı. Geçmişin tüm acıları, o melodide sessizce geride kaldı.

12 yıl aradan sonra Ayaz Çavuşoğlu yeniden sahnede…
İlk tekli single’ı “Huzurum”, eşine bir doğum günü hediyesi olarak 3 Şubat’ta dinleyiciyle buluşacak. Bu şarkı, bir aşkın değil; bir ömrün özeti.

“Huzurum”, kaybolmuş bir gencin duası, vazgeçmeyen bir adamın sessiz çığlığı ve sonunda bulunan sükûnet…

Ayaz Çavuşoğlu’nun hikâyesi şunu fısıldıyor:
Bazı şarkılar listeler için değil, hayatta kalmak için yazılır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.