Bazı çığlıklar kulakla duyulmaz… Kalbe düşer. Konya Karatay’da düzenlenen “Sessiz Çığlık: Barış Çocukları” etkinliği, savaşların gölgesinde büyümek zorunda kalan çocukların dünyaya bıraktığı en güçlü vicdan çağrısına dönüştü. Ali Ulvi Kurucu Gençlik Merkezi’nde gerçekleşen program, izleyenleri sadece bir salona değil, insanlığın ortak yarasına götürdü.
Bu sahnede gösteri yoktu; gerçek vardı.
Bu kürsüde alkış için söylenen sözler değil, yaşanmış acılar ve saf umutlar vardı.
Karatay’daki lise öğrencileri; resimleriyle haykırdı, şiirleriyle ağladı, mektuplarıyla insanlığa seslendi. “2050’de Nasıl Bir Dünya Hayal Ediyorum” başlığıyla hazırlanan gazete manşetleri, çocukların geleceğe dair en masum ama en net talebini ortaya koydu: Barış.
Salon sessizdi…
Çünkü herkes biliyordu; anlatılanlar uzak coğrafyaların değil, insanlığın meselesiydi.
Programa katılan Karatay Belediye Başkan Yardımcısı Osman Ciğer, Konya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Bayram Ali Çelik ve Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, çocukların ortaya koyduğu bu güçlü duruş karşısında duygusal anlar yaşadı. Protokol konuşmaları bile bu kez resmi değil, vicdaniydi.

Sinevizyon gösterileri yürekleri titretti, türküler içe işledi.
Hanife Yapıcı Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği “Küller ve Tohumlar” adlı tiyatro oyunu, savaşın yaktığı topraklardan filizlenen umudu anlattı. Karatay Meslek Okulu öğrencilerinin seslendirdiği “Bir Dünya Bırakın” şarkısı ise salonda tek bir cümle bıraktı: Çocuklar geleceği değil, bugünümüzü anlatıyor.
Finalde öğrenciler sahnedeki barış temalı afişi birlikte renklendirdi. O an herkes şunu gördü:
Barış bir hayal değil, bir sorumluluk.
Ve bu sorumluluğu en temiz yürekler hatırlatıyor.
Karatay’da yükselen bu sessiz çığlık, aslında tüm dünyaya söylenmiş tek bir cümleydi:
Çocukları susturan bir dünya, insanlığını kaybeder.
