Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ürünü olan ANT Systems’in nano malzeme teknolojisi, İstanbul Tuzla Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (KOSB) kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime alındı. Teknolojinin sulamada yüzde 50’ye kadar tasarruf, verimde yüzde 25’e varan artış sağladığı bildirildi. Teknolojinin ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika’da sahada kullanıldığı aktarıldı.
Törene TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Güler Sabancı, TKDK Başkanı Ahmet Abdullah Antalyalı ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda akademisyen, kamu temsilcisi ve sektör paydaşı katıldı.
Etkinlikte, Türkiye’de geliştirilen ve “NANOTERN” adı verilen nano tabanlı tarım teknolojisi tanıtıldı. Açıklamalara göre bu sistem, toprağın suyu daha uzun süre tutmasını ve bitkinin ihtiyaç duyduğu anda kontrollü şekilde suya erişmesini sağlıyor.
Yetkililer, biyobozunur yapıya sahip nano malzemenin kendi ağırlığının 1.800 katına kadar su tutabildiğini belirtti. Sistem sayesinde sulama suyu kullanımının yüzde 50’ye kadar azaltılabildiği, tarımsal verimliliğin ise yüzde 25’e kadar artırılabildiği ifade edildi.
Teknolojinin yalnızca Türkiye’de değil, ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika’da da kullanıldığı kaydedildi.
TKDK Başkanı Ahmet Abdullah Antalyalı, projenin Türkiye’nin tarımda yüksek teknoloji hedefinin bir örneği olduğunu belirterek, akademiden sanayiye geçişin başarılı bir model sunduğunu söyledi.
TBMM Komisyon Başkanı Vahit Kirişci ise Türkiye’nin su stresi yaşayan bir ülke olduğuna dikkat çekerek, suyun verimli kullanımının artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Güler Sabancı da iklim kriziyle birlikte su kaynaklarının kritik hale geldiğini vurgulayarak, çözümün bilim ve teknoloji temelli girişimlerde olduğunu söyledi.
Şirket temsilcileri ise geliştirdikleri sistemin yalnızca su yönetimi değil, aynı zamanda sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliği açısından da küresel ölçekte çözüm sunduğunu belirtti.