COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin ev sahipliğinde ilk kez düzenlenecek Birleşmiş Milletler’in (BM) iklim değişikliği ile mücadelede en önemli organizasyonlarından biri olan COP31 Zirvesi için Koç Holding’in ‘COP31 Küresel İş Ortağı’ olduğunu duyurdu.
Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 için hazırlıklar sürerken, Koç Holding konferansın ‘Küresel İş Ortağı’ oldu. Antalya’da düzenlenecek zirvede kamu, özel sektör ve finans dünyasının iklim eylemi için ortak çalışmalar yürütmesi hedefleniyor.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’inci Oturumu (COP31), 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek zirve için farklı sektörlerle iş birlikleri yapılmaya devam ediyor.
Bu kapsamda Koç Holding, kuruluşunun 100’üncü yılında COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ oldu. Anlaşma çerçevesinde Koç Holding’in sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki çalışmalarını konferansa taşıması planlanıyor.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ve beraberindeki heyeti Bakanlıkta kabul etti. Görüşmede Türkiye’nin COP31 ev sahipliği vizyonu ile Koç Holding’in konferansa sağlayacağı katkılar ele alındı.
Bakan Murat Kurum, özel sektörün COP31 sürecine katkısının önemine dikkat çekerek, kamu, finans dünyası, özel sektör ve sivil toplumun ortak hareket edeceğini belirtti.
Kurum, COP31 kapsamında güçlü iş birlikleri ve somut adımlarla iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için çalışacaklarını ifade etti.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç ise topluluğun 100 yıldır Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına katkı sunduğunu belirterek, COP31’in ‘Küresel İş Ortağı’ olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Koç, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasını, ülkenin iklim hedeflerini hayata geçirme kararlılığını ve yeşil dönüşüm alanındaki rekabet gücünü dünyaya göstermek açısından ‘tarihi bir fırsat’ olarak değerlendirdi.