Simay Hanım, uzun süre geri planda durduktan sonra sizi şimdi oldukça farklı bir enerjiyle görüyoruz. Hayatınızda yeni bir döneme girdiğinizi söyleyebilir miyiz?”
“Bir süre kendimi dinlemek ve geri çekilmek istedim. Bir nevi inziva dönemiydi. Bu sakinlik bana iyi geldi; açıkçası biraz daha dinlenmek istiyorum.”
Uzun süredir sizi daha açık saç tonlarıyla görüyorduk. Şimdi koyu saçlarla bambaşka bir Simay var karşımızda. Bu değişiklik nereden çıktı?”
“Biliyorsunuz, ben değişimin insanıyım. Aynı görüntüde uzun süre kalmayı sevmiyorum. Bu dönem daha koyu, daha sofistike bir görünüm istedim. Sanırım ruh halime de en çok bu ton eşlik ediyor.”
Hayatınızın bu daha sakin döneminde aşka nasıl bakıyorsunuz? Kalbinizde aşka hâlâ yer var mı?”
“Aşka elbette yer var… Öyle biri olsun ki gözlerinde huzuru bulayım, onda kendimi göreyim. Belki de insan bazen aradığı o hissin sandığından daha yakınında olduğunu fark ediyor. Gerisini zamana bırakalım.”
Bugüne kadar çıkardığınız koleksiyonların tamamı kısa sürede sold out oldu. Yeni koleksiyon için de hazırlıkta olduğunuzu biliyoruz. Bu kez bizi nasıl bir Simay Luxe bekliyor?”
Bugüne kadar koleksiyonlarımı çoğunlukla kadınlar ve beyler için hazırladım. Ama yeni dönemde biraz sınırların dışına çıkmak istiyorum. Belki çocuklara, belki de minik dostlarımıza dokunan sürprizler olabilir. Şimdilik biraz gizemli kalsın.”
Sizi dışarıdan oldukça güçlü ve ne istediğini bilen biri olarak görüyoruz. Peki Simay Kalaycı’nın kimsenin görmediği tarafı nasıl biri?”
“Dışarıdan daha mesafeli ve güçlü görünebilirim ama kendi dünyamda oldukça sade biriyim. Çok düşünürüm, çok gözlemlerim ve herkese göstermediğim bir tarafım vardır. Belki de beni ben yapan biraz o taraf.”
Son olarak; bugün hayatınızın bu yeni dönemini tek bir cümleyle anlatmanız gerekse, Simay Kalaycı ne söylerdi?”
“Bazı güzellikleri anlatmak yerine yaşamayı tercih ediyorum. Her şeyin bir zamanı var; zamanı geldiğinde zaten saklamaya gerek kalmaz.”
