İstanbul Kültür Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi (İKÜ SÜRKAM) ile Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği (SEGM) iş birliğinde hazırlanan ‘Plastik Sektörü GZFT (SWOT) Analizi Çalıştayı Bulgu Raporu’ yayınlandı. Rapora göre Türkiye plastik sektörü; yaklaşık 14 bin üretici, 300 bini aşkın doğrudan ve toplamda 1 milyonu aşan istihdamıyla ülke ekonomisinin önde gelen sektörleri arasında yer alıyor. Sektörün yıllık ihracatının 10 milyar doların üzerinde olduğu belirtilirken, Avrupa’nın en büyük ikinci plastik işleme kapasitesine sahip olduğu ifade edildi.
“Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Sektörel Dönüşüm Buluşmaları” kapsamında hazırlanan çalıştay raporunda, Türkiye plastik sektörünün hem ekonomik gücü hem de sürdürülebilirlik dönüşümündeki ihtiyaçları detaylı şekilde ele alındı.
Rapora göre Türkiye plastik sektörü; yaklaşık 14 bin üretici, 300 bini aşkın doğrudan çalışan ve toplamda 1 milyonu aşan istihdamıyla ülke ekonomisinin en önemli üretim alanları arasında yer alıyor. Sektörün yıllık ihracat hacminin 10 milyar doların üzerinde olduğu ve Türkiye’nin Avrupa’da plastik işleme kapasitesi açısından ikinci sırada bulunduğu belirtildi.
Çalıştayda sektörün güçlü yönleri arasında geniş üretim altyapısı, esnek üretim kabiliyeti ve teknolojiye hızlı uyum kapasitesi öne çıkarıldı. Otomasyon sistemleri, Ar-Ge yatırımları ve güçlü tedarik zinciri de sektörün rekabet gücünü destekleyen temel unsurlar olarak değerlendirildi.
Buna karşın sürdürülebilir dönüşüm açısından bazı yapısal sorunlara dikkat çekildi. Finansmana erişimde yaşanan sınırlılıklar, regülasyon süreçlerindeki belirsizlikler ve özellikle KOBİ ölçekli işletmelerin dönüşüm maliyetleri, sektörün önündeki başlıca engeller arasında sıralandı.
Raporda sektör için öncelikli dönüşüm alanları şu başlıklarda toplandı:
Ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uluslararası düzenlemelerin sektör üzerinde giderek daha belirleyici hale geldiği vurgulandı.
İstanbul Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve SÜRKAM Müdürü Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, sürdürülebilirliğin artık yalnızca bir tercih değil, doğrudan rekabet gücü ve finansmana erişim açısından kritik bir unsur haline geldiğini belirtti.
SEGM Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Çabuk ise sektörün geleceği için karbon yoğunluğunun azaltılması, kaynak verimliliğinin artırılması ve döngüsel ekonomi modellerinin iş süreçlerine entegre edilmesi gerektiğini ifade etti.
PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz de plastik sektörünün Türkiye sanayisinin stratejik bileşenlerinden biri olduğunu vurgulayarak, dönüşümün yalnızca teknik değil; finansman, regülasyon uyumu ve toplumsal algı boyutlarını da içeren çok yönlü bir süreç olduğuna dikkat çekti.