Bİ MARKA TÜRKİYE KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI

Geniş katılım ve özgün sunumlarla tamamlanan kongrede ilk 500’de yer alabilecek bir Karadeniz markasının çıkarılması başlığı damga vurdu.

Bİ MARKA TÜRKİYE KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI
A+
A-

“Global marka için üniversite ile sanayiciler el ele vermeli”

“Uluslararası Bi Marka Türkiye: Karadeniz Kongresi”nin sonuç bildirgesi yayınlandı. “Değer üretimi”ni önceleyen bir anlayışın tezahürü olarak ortaya çıkan kongrede, yerli markaların envanterinin çıkartılmasının ve markalaşma odaklı çalışmaların hayata geçirilmesinin acil ihtiyaç arz ettiği vurgulandı.

Geniş katılım ve özgün sunumlarla tamamlanan kongrede ilk 500’de yer alabilecek bir Karadeniz markasının çıkarılması başlığı damga vurdu. Trabzon Üniversitesi ile Bi Marka Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Gümüşhane Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen kongre sonunda oluşturulan bildirgede; ülkelerin, bölgelerin, şehirlerin, şirketlerin ve kişilerin refah seviyelerinin artmasında markaların günümüz ticari, ekonomik ve sosyal yapılarının lokomotifi görevini üstlendiği belirtildi. Başta Türkiye olmak üzere Karadeniz bölgesinin ticari ve ekonomik gelişimine katkıda bulunabilmek amacıyla marka, markalaşma, ticaret, ekonomi, kurumsallaşma gibi yüksek değer üretimini merkeze alan konular üzerine akademik tartışmaların yapıldığının belirtildiği bildirgede, ulusal ve uluslararası arenadaki akademisyenlerin Trabzon Üniversitesi’nde üç gün süreyle ağırladığına yer verildi.

14-15-16 Mayıs 2026 tarihinde Trabzon Üniversitesi Mahmut Goloğlu Kültür Merkezinde gerçekleşen kongreye, şehir protokolünün yanı sıra akademisyenler, iş dünyasından temsilciler ve çok sayıda öğrenci katıldı. 500 civarında dinleyicinin yer aldığı salonda açılış konuşmasını kongre düzenleme kurulu başkanı ve aynı zamanda İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Ş. Aslan gerçekleştirdi. Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu’nun bir konuşma yaptığı açılışta Prof. Dr. Ferruh Uztuğ ve Marka Mühendisi Ömürden Sezgin davetli konuşmacı olarak yer aldı. Yüzlercea akademisyenin bir araya geldiği ve 53 bildirinin sunulduğu kongrede, Türkiye’nin ve Karadeniz bölgesinin ekonomik, ticari, kültürel ve sosyal hayatına ilişkin önemli kazanımlar sağlayacak araştırmalar yapıldı ve fikirler ortaya atıldı. Trabzon Üniversitesi ve Yönetim Kurulu Üyeleri arasında Prof. Dr. Emre Ş. Aslan’nın, iş insanı Ahmet Kazaz ve Cesur Gerigelmez’in de yer aldığı Bi Marka Derneği’nin iş birliğiyle gerçekleşen kongrede akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya geldi. Türkiye’nin ve Karadeniz Bölgesinin global marka çıkarma konusunda nasıl iş birliği yapacağı, akademinin hangi araştırmalara öncelik vermesi gerektiği ve iş dünyasının bu araştırmalardan nasıl faydalanacağı alanında uzman akademisyenler tarafından masaya yatırıldı. “Markaya Dair Her Şey Bu Kongrede” sloganıyla hayat geçirilen kongreden elde edilen çıkarımların ortak paydası şu şekilde özetlendi:

AKIL TERİ’NİN ÖNEMİ

Kongrenin en önemli çıktısı; ilk 500’e bir Türk markasının özelde ise bir Karadeniz markasının sokulması vizyonunun ortaya konulmasıdır. Markalaşma konusu milli bir mesele olarak ele alınmalı ve 12. Kalkınma Planında yapılan vurguda olduğu gibi ulusal politikalarda daha fazla yer verilmelidir. Marka ve markalaşma konusunda farkındalık oluşturulmalıdır. Markanın ne olduğu kadar ne olmadığı da tartışılmalıdır. Markalaşma konusunun “marka tesciline” indirgenemeyeceği ve “soyut değerler” kümesinden oluştuğu başta iş dünyası olmak üzere tüm kamuoyuna benimsetilmelidir.

Ülkemizde üretim ve emek gücü bakımından önemli bir birikim bulunmasına ve dünyanın en büyük markalarına üretim yapılmasına rağmen bilgi, strateji ve marka yönetimi odaklı konularda soyut üretim değerlerinin ve “akıl teri”nin yeterince ön plana çıkarılamadığı değerlendirilmektedir. Başta Trabzon olmak üzere tüm bölgedeki ve ülkedeki markaların envanterinin çıkartılmasına ve markalaşma odaklı çalışmaların planlanmasına ve uygulanmasına acil ihtiyaç vardır.

Trabzon’un ve Karadeniz şehirlerinin marka kent stratejileri, lovemarkları, Karadeniz bölgesi için spor organizasyonları modeli, destinasyon imajı, gastronomi ve ülke markalaması gibi başlıkların ele alındığı bu kongredeki çalışmalar, Türkiye’de yer/şehir markalamasının teorik olmaktan çıktığını politika üretme ve uygulamaya dönük bir alan haline geldiğini göstermektedir. Ulusal ve yerel markalar, kendi marka iletişimi ve marka yönetimi stratejilerini geliştirebilmek için üniversitelerin ilgili bölümleri ile iş birliği içerisinde bulunmaları gerektiği sonucuna varılmıştır. Üniversite-Sanayi iş birliği sayesinde; bilimsel bilginin sektöre aktarılmasına, markaların hedef kitle ile temas noktalarının ve etkileşimlerin artıracak stratejilerin bilimsel bir temele oturtulmasına ve böylece markaların ilk 500’e girebilecek nitelikte atılımlar yapmasına katkı sağlayacaktır. Üniversiteler ise yetiştirdiği öğrenciler için bir uygulama ve deneyim alanı kazanmış olacaktır. Marka uzmanları, bu tarz çalışmalarda en az akademik dünya kadar yer almalı ve katkılarını sunmalıdır. Bu durum, Üniversite-Sanayi iş birliğinin gelişmesi açısından da önemlidir.

Yapay Zekâ ve Dijitalleşme, Marka Araştırmaları kongrede öne çıkan konular arasında yer aldı. Metaverse’ün reklam ortamı olarak algılanması, sosyal medyada priming etkisi (gerçek vs. yapay zekâ içerik), nöropazarlamada yapay zekâ tabanlı veri analitiği, üretken yapay zekâ araçları, algoritmik çağda marka kaçınması gibi birden fazla bağımsız bildiri, dijitalleşmenin markalaşma sürecine etkilerini ortaya koydu. Kongre’de yapılan araştırmalar; markaların artık belirgin biçimde ahlaki ve siyasi aktörler olarak algılandığını gösteriyor. 6 Şubat depremleri ve markaların performatif yardım uygulamaları, pembe vergi ve tüketici algısı, boykot ve linç kültürü, Filistinli markaların aktivizme dönüşümü, sürdürülebilirlik raporlarında meşruiyet inşası gibi başlıkların yoğunluğu, markaların salt ekonomik değil sosyal ve siyasi özneler olarak konumlandırıldığını göstermektedir.

Araştırmacılar, genel itibarıyla “markalar ne satar?” sorusundan ziyade “markalar ne yapar, nasıl davranır, neler yapmalı?” sorularına odaklanmaktadır. Bu durum, markaların sosyal medyayı kullanım biçimlerinin incelendiği çalışmalarda, işletmelerin belirli bir stratejiye bağlı kalmadıkları, daha çok taktiksel hareket ettiklerin ortaya çıkmaktadır. Markaların, dijitalde iletişim çalışmalarını yürütürken çok hızlı sonuç bekledikleri, bununla birlikte anlık trendlerden de çok hızlı etkilendikleri ve istikrarlı hareket etmede, sürdürülebilirlik konularında sorunlar yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Markalaşmanın sadece ürün ya da hizmetlere özgü bir “değer üretimi”ni önceleyen bir olgu olmadığı aynı zamanda şehirleri, kişileri ve kurumları da kapsadığı vurgulanmaktadır. Dijitalleşmeyle birlikte kişisel markaların ön plana çıktığı ve bu konuda daha fazla çalışmalar yapılmalıdır. Dijital teknolojilerin oluşturduğu yeni toplumun dinamikleri dikkate alınarak markalaşma, yer/şehir markalama, marka iş birlikleri geliştirme, iletişim alanı, Türkiye’den global marka çıkarma ve üniversite-sanayi iş birliğini geliştirme yollarına yönelik çalıştaylar düzenlenmeli, odak gruplar gerçekleştirilmelidir. Trabzon Üniversitesi ve Bi Marka Derneği’nin iş birliğinde gerçekleşen Uluslararası Bi Marka Türkiye: Karadeniz Kongresi’nin sonuç bildirgesine www.bimarkaturkiye.com web sayfasından ulaşılabiliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.